30 Aralık 2015 Çarşamba

2015'DE NELER OKUDUM ?

2015'in son sabahından günaydınlar herkese:)



      Bembeyaz bir 2015 sabahından yazıyorum size. İyisiyle kötüsüyle 2015 i bitirirken bol beklentili yeni bir yıl karşılıyor bizi. Ülkemiz için zor bir yılı geride bırakırken 2016 nın en çok barış dolu geçmesini diliyorum. Bütün dünya için barış dolu huzurlu bir yıl...Geçenlerde internette gezinirken çok güzel bir mesaj gördüm; '' Mutluluk yağmurlarının altında şemsiyesiz kalman dileğiyle... Mutlu yıllar.'' işte böyle güzel yüreğinizin sıcacık olduğu bir yıl geçirin. 2015 bana belkide en doğru kararı verdirdi, belki biraz geç kalmıştım ama geç olsun güç olmasın misali sonunda blogumu açtım. Okuduğum birbirinden güzel kitapları hem sizlerle paylaşma hem de ölümsüzleştirme fırsatı verdi bana. 2015 te iyikilerimin başı blogum. 

      2016  her şeyden önce sağlıklı, huzurlu,biz eğitim sistemi arasında sıkışmış öğrenciler için başarılı, umut dolu, bol iyikili, hiç keşkesiz, dünya üzerinde savaşların son bulduğu, barış dolu, güzel sürprizler barındıran,  kitapseverler için bol kitaplı bol okumalı, masalların sonu gibi iyilerin ödüllendirilip kötülerin cezalandırıldığı, dolu dolu bir yıl olsun.


      Ve iyi dileklerimizden sonra gelelim 2015 icraat raporuna. Okuduklarım adına pek dolu dolu bir yıl olmadı benim için yaz tatilinde yaşadığım bazı sıkıntılar önüne geçti okumamın. Yıl başında belirlediğim 50 kitabın sadece 31 ini okuyabildim. Sağlık olsun inşallah 2016 da gerçekleştirebilirim 50 kitap hedefimi.

Peki NELER OKUDUM?
1) Sıcak Ayaz -Serkan Özel
2) Aylardan Aşk- Meral Kır 
3) Küçük Aptalın Büyük Dünyası-Pucca
4) Bana İkimizi Anlat- Ahmet Batman
5) Ve Geri Kalan Her Şey-Pucca
6) Allah Beni Böyle Yaratmış-Pucca
7) Ay Hadi İnşallah- Pucca
8) Gündüz Sefası-Sarah Jio
9) Günaydın Gece-Mehmet Ali Kılınç
10) Agapi & Ölümsüz Aşk- Sarah Jio
11) Yıldız Tozu- Priscille Sibley
12) O Adam Buraya Geleck- Pucca
13) Pembe ve Yusuf-Canan Tan 
14)  Yaz- Kürşat Başar
15) Kocan Kadar Konuş Diriliş- Şebnem Burcuoğlu
16)  Kürk Mantolu  Madonna-Sabahattin Ali
17) Sen Ölünce Kim Ağlar- Robin Sharma
18) Aşkı Seçtim-Meral Kır
19) Carpe Diem-Aşkım Kapışmak
20) Tutku Oyunları- Aleatha Romig
21) Kor Adası- Kimberley Freeman
22) Aldatmak- Paulo Coelho
23) Her Şeyin Başlangıcı-Robyn Schneider
24) Simyacı- Paulo Coelho
25) Zaman İpliği-Nathan Filer
26) Eleanor&Park- Rainbow Rowell
27) Sizi Mutluluk Denizinde Yüzdürecek Eğlenceli Şeyler
28) Taaşşuk-u Talat ve Fitnat-Şemseddin Sami
29) Mucize-R.J.Palacio
30) Yüreğim Seni Çok Sevdi-CananTan
31) Sergüzeşt- Samipaşazade Sezai

      En kısa zamanda 2015 yılın ENleri yazımda görüşünceye dek hoşçakalın. Elinizden kitabınız yanında sıcacık kahveniz eksik olmasın. 2016 sizin için çok çok çoook kitaplı geçsin. Musmutlu Yıllar :)





25 Aralık 2015 Cuma

Kitap Yorumu: Canan Tan/Yüreğim Seni Çok Sevdi

İyi Geceler Herkese
Sınavlarım bitti bol bol yazıcam derken araya performanslar projeler girdi yaklaşık 1 aydır görüşemiyoruz. Tabi ben bu arada boş durmadım derslerimden nefes alabildiğim sürece bol bol kitap okudum. 

İki yıldır yılın bu zamanlarını kendim için Canan Tan zamanı olarak niteliyorum ben çünkü geçen yıl tam da bu zamanlarda yine okul kütüphanesinden aldığım Piraye'yi bitirmiştim. Onun hemen ardından Yüreğim Seni Çok Sevdi'yi de okumak istemiştim ama okul kütüphanemizdeki iki kitaptan biri yoktu diğerininde ilk sayfaları olmadığı için bir türlü içime sinmeyip başlayamamıştım. Kısacası kısmet bu haftayaymış. 


Yüreğim Seni Çok Sevdi,  İstanbullu prenses Aslı ile Bursalı şehzade Murat'ın ortak arkadaşları sayesinde tanışıp  şiirleşmeler ile başlayan İstanbul Bursa Amerika çıkmazında devam eden romantik, sıcacık bir o kadar da hüzünlü üniversite aşkı hikayesi.

Kitap gerek birbirinden güzel Nazım Hikmet şiirleri olsun gerek Canan Tan'ın harika kalemi olsun beni benden aldı. Bazen Aslı'nın inatçılığına kızdım, bazen Murat'ın saf kalpli oluşuna Aslı'sını canından çok sevmesine hüzünlendim, en çokta bir araya gelebilmeleri için bol bol dua ettim. Hani bazı kitaplar olur sonunu merak edersiniz çok çabuk bitsin istersiniz ama o kadar keyifli ve tatlıdır ki bıraksanız aylarca okursunuz. Canan Tan'ın şu ana kadar okuduğum üç kitabıda, Piraye - Pembe ve Yusuf - Yüreğim Seni Çok Sevdi, öyleydi benim için bir an önce bitsin istedim ama bıraksalar sayfa sayfa her kelimesini sindire sindire aylarca okurdum.  Uzun lafın kısası daha önce hiç Canan Tan okumadıysanız bu pembe dünyaya bir yolunu bulun ve girin.

Bir sonraki yazım 2015 Okuduklarımda görüşene dek kendinize iyi bakın, takipte kalın. Elinizden kitabınız yanında da sıcacık çayınız kahveniz eksik olmasın. 
Keyifli Okumalar...

26 Kasım 2015 Perşembe

Kitap Tanıtımı/ Sizi Mutluluk Denizinde Yüzdürecek Eğlenceli Şeyler-Mr. Wonderful

Merhabalar Herkese
      İki haftadır sınav haftamın yoğun temposu sonunda yarın bitiyor. Evet çok yorgunum belkide uykusuzluktan gözlerim açılmıyor ama dün gelen bir kargo beni o kadar mutlu etti ki, yorgun ama sonunda zaferi kazanmış bir savaşçı gibiyim. Bu yazıyı yarın yazmayı düşünüyordum ama dayanamadım hazır boş vakit bulmuşken bu sevimli mi sevimli güzel mi güzel kitabı sizinle tanıştırayım dedim. 

     Pegasus Yayınları'nın yeni kitabı, gerçi kitap demek ne kadar doğru bilmiyorum kitaptan çok bir motivasyon günlüğü, defter, albüm... Kısacası kendinizi veya sevdiklerinizi şımartmak için tatlış mı tatlış bir hediye.



      Peki içinde neler var yüzünüzü güldürecek sizi motive edecek bir sürü güzel mi güzel tavsiyeler,tatlış mı tatlış bir sürü çıkartma, istediğiniz gibi kesip boyayıp saklayabileceğiniz wondertavsiyeler ve daha neler neler.Biraz mutluluk için bile arada bir açıp bir iki sayfasına göz gezdirebileceğiniz bir eser.

      Pegasus Yayınları'na sınav haftamda bile olsa yüzümü güldürebildikleri, yoğun tempodan sıyrılıp biraz nefes almamı sağladıkları için sonsuz teşekkürler. Kısa süre sonra yeniden görüşünceye dek elinizden kitabınız, yanında sıcacık kahveniz eksik olmasın. Bol kitaplı günler haftalar :)


15 Kasım 2015 Pazar

Kitap Yorumu: Nathan Filer/Zaman İpliği

Mutlu keyifli pazarlar herkese,
İstanbuldakiler TÜYAP'ın son gününün keyfini çıkarırken bize sadece hafta boyunca instagramdaki fotoğraflara bakıp iç geçirmek düştü. Üzgün müyüz ? Kendi adımıza evet ama ben şanslı blogger arkadaşlarımı gördükçe mutlu oldum.

Bu hafta içinde sınavlarım başlayacağı için iki hafta gibi uzun bir süre kitaplığımda onları okumam için sabırsızlıkla bekleyen kitaplarımdan uzak kalacağım. Bende zaman bu zaman dedim ve boş geçen son hafta sonumda sizleri Matthew ve ağabeyi Simon ile tanıştırmaya karar verdim.

Matthew o yaz tatilinde 6 yaşındadır, ağabeyi Simon ise 8. Ocean Koyundaki karavan parkında çok güzel bir tatil geçiriyorlardı. Matthew'in tatil ile ilgili hatırladığı şeylerden biri de tatil dönüşü arabada annesi ve babasının ağlama seslerini duymaması için radyoyu son ses açmasıdır ve artık yanlarında Simon yoktur. Simon bir kaza sonucu ölmüştür, o artık yoktur. Küçük Matthew ne olduğuna anlam veremese de zaman geçtikçe olanları anlamaya başlar, Simon'un ölümünden kendisini sorumlu tutar. Teselliyi yazmakta ve çizim yapmakta bulur. Matthew neler yazmıştır ? 

Matthew'in ağabeyi Simon'dan sonra yaşadığı zorlu dönemleri kaleme alan bu romanı okurken göz yaşlarınızı tutmakta zorlanabilirsiniz. Sizi kalbinizden yaraladığı kadar anlatımıyla sürükleyici büyüleyen bir kitap haberiniz olsun. Aman dikkat kitap sizi içine aldığında büyüsünden kurtulmanız uzun zaman istiyor.

Elinizden kitabınız yanında kırk yıl hatırlı kahveniz eksik olmasın. Ben sınavlarımı bitirip bu alemlere dönene dek kendinize iyi bakın, hoşçakalın :)
'' Acının beni uyanık tutacağını sanmıştım ama ipin ucunu tutamıyorum. Zaman ellerimin arasından kayıp gidiyor.''

8 Kasım 2015 Pazar

Kitap Yorumu: Robyn Schneider/Her Şeyin Başlangıcı

Mutlu Pazarlar Herkese
       İstanbul'dakilerin TÜYAP sevinci yaşadığı bizim ise TÜYAP'a gidemememin mutsuzluğunu yaşadığımız bu haftasonunda bende boş durmayayım dedim ve Pegasus Yayınları'nın eylül başlarında çıkan Her Şeyin Başlangıcı'nı bitirdim.


       Baş kahramanımız Ezra Faulkner okulun popüler çocuğudur ta ki bir partide kız arkadaşı Charlotte Hyde'ın onu aldatığını öğrenene ve bir trafik kazasında dizi sakatlanana kadar. Artık okulun tenis  takımında değildir ve bunu kendisi için bir son olarak görmektedir. Ama öyle olmadığını yeni okul yılında öğrenecektir. O yıl münazara takımındaki yeni gelen kız Cassidy Thorpe'la tanışınca her şey değişir. Artık o da münazara takımındadır ve  yeni bir aşka yelken açmıştır.

      İçinizi ısıtan, komik, kıpır kıpır bir gençlik romanı, yeni başlangıçlara yelken açmış bir çok gencinde ilham kaynağı olacağını düşünüyorum. Ben okurken çok keyif aldım. İçinde biraz aşk olsun biraz hüzün okurkende gülmemek için kendimi zor tutayım diyorsanız bu kitap tam size göre. 

      TÜYAP'a gitme şansı olan güzel insanlar için umarım keyifli eğlenceli bir fuar olur. Elinizden kitabınız yanında da sıcacık kahveniz eksik olmasın. En kısa sürede yeniden görüşünceye dek hoşçakalın :)

''Dizimdeki metali düşündüm, artık çalışmayan, kayıp parçamın yerine geçtiğini. Ve bu, kalbim değil, diyordum kendi kendime. Kalbim değildi.''

24 Ekim 2015 Cumartesi

Kitap Tanıtımı/ Tess'in Gözyaşları-Pepper Winters

Mutlu haftasonları herkese
Arkadya Yayınları'nın yeni markası Arkadya Bitter bu ay 3.kitabı Tess'in Gözyaşları'nı kitapseverlerle buluşturuyor. Kitap Karanlık Serisinin ilk kitabı ve yurtdışında kendi kulvarında fenomen. Artık Arkadya Bitter kalitesiyle bizler ile buluşacak. 

   TESS'İN GÖZYAŞLARI


Yazar:Pepper Winters
Özgün Adı: Tears Of Tess
Yayınevi: Arkadya Bitter Yayınları
Türü: Roman
Çevirin: Arzu Sarı
Baskı: 1.Baskı
Sayfa Sayısı: 496
Baskı Tarihi: Ekim 2015

Muhteşem bir hayatım vardı. Aşıktım, mutluydum ve istediğim her şeye sahiptim. Sonra bir gün, her şey değişti. Bir adama satıldım!

Sevgilisi Brax Cliffingstone, yıldönümlerini kutlamak için Tess Snow'u Meksika'ya götürene kadar ikisinin de geleceğe dair umutları vardı.Altın rengi kumsalların, denizin ve güneşin tadını çıkaracak, birbirlerine yeniden aşık olacaklardı. Ancak gördükleri güzel rüyanın kabusa dönmesi uzun sürmedi.

Dünyanın gölgelerinden habersiz Tess, kaçırılmış, hırpalanmış ve satılmıştı. Yeniden aydınlığa kavuşmanın bedeli ise Şeytan'la yapacağı antlaşmada, yalnızca bedenini değil ruhunu da ortaya koyması demekti.

Zindanımın derinliklerinde yankılanan bir fısıltı, ''Gözlerindeki karanlığı görüyorum,'' diyordu. ''O karanlık beni besliyor, o karanlık beni çağırıyor.'' Ve karanlığın tadı kanıma karıştı. Acı, artık kalbimin en tanıdık yolcusuydu.

''Şimdiye kadar yaptığınız tüm 'en iyi kitap' listelerini unutun ve bu kitabı en başa altın harflerle kazıyın. Yılın değil, yüzyılın en iyi kitabı.''
                                                               Lip Smackin Good Books

Az önce ben bu yazıyı yazarken kapı çaldı ve gelen kurye bir paketim olduğunu söyledi. Evet, Tess'ten küçük bir hediye ile birlikte kitabım elime ulaştı. Bir an önce okuyup yorumumu sizlerle paylaşmak için sabırsızlanıyorum.

Yeniden görüşünceye kadar elinizden kitabınız yanında kahveniz eksik olmasın. Kendinize dikkat edin. Keyifli okumalar.

Not: Bir önceki kitapta kitabın üzerindeki yazıların çabuk silindiğini yazmıştım. Arkadya Bitter Yayınlarına bu sorunu ilettiğimizde grafikerlerinin çözüm bulduğunu yazdılar. Dikkate alıp çözüm buldukları için Arkadya Bitter Ailesine teşekkürler.

10 Ekim 2015 Cumartesi

Kitap Yorumu: Kimberley Freeman/Kor Adası

Herkese merhabalar
Okullar açılalı yaklaşık 2 hafta oldu kendimle beraber bütün öğrenci ve öğretmenlere başarılı bir eğitim öğretim yılı diliyorum. Okulların açılması ile beraber benimde ygs-lys ye 16 ayım kaldığı için programım haliyle yoğun ve sorumluluklarım fazla ama ben çok sık olmasada zaman buldukça kitap okuyup yorumlarımı sizlerle paylaşacağım.

Arkadya Yayınlarının son kitabı Kor Adası'nı instagramdaki kitapseverlerle 1 Ekimde #kitapfidanıkoradası olarak okuduk. Kitap okumanın keyfi anlatılmaz iken beraber aynı kitabı okumanın keyfi tarif edilemez. Beraber okuduk aynı karakterlere beraber sinir olduk bir an önce bitirip birbirimizle yorumlarımızı paylaşmak için sabırsızlandık.

Kitabın kapağı yine bir Arkadya şaheseri. Arkadya'nın grafikeri yine harika bir iş çıkarmış. Eline yüreğine sağlık. Yeşil, sarı ve mavinin uyumu, bahçedeki çiçekler, insanın içini açıyor derler ya aynen öyle. Kitap ayracı konusunda Arkadya ya rakip tanımıyorum. Yani ilk önce kitabın dış görünüşü, kapak tasarımı kitapçıda al beni diye sizi kendisine çekiyor.

Kimberley Freeman'ı ilk kez okumama rağmen beni çok etkiledi. Kurgusu harikaydı. Sonunu kesinlikle tahmin edemedik ve sayfaları birbiri ardına çevirdik.

   1891 yılında harika bir yaz düğünüyle evlenen Tilly çok mutludur ve olacaklardan habersizdir.   Ta ki büyükbabası vefat edip düğününden 6 hafta sonra Lumiere sur la Mer'e gidene kadar. 

   2012 yılında yazar Nina Jones eski erkek arkadaşı ve onun hamile sevgilisini gördükten sonra hem kafasını toparlamak hem de teslim tarihi çoktan geçen bir türlü bitiremediği romanını yazmak için büyük büyükannesi Eleanor dan kalma Kor Adasındaki malikaneye gelir.

Tilly mutlu olabilecek mi ? Başına işler açan öfkesini kontrol edebilecek mi ? Yüreğindeki vicdan azabı ve pişmanlığı silebilecek mi ? Sizde benim gibi ah saf Tilly ah deyip Tilly'nin iyi niyetine ve saflığına üzülecek misiniz?
Peki ya Nina? 
Kitapta sizi hangi sürprizler bekliyor?

Elinizden kitabınız yanında sıcacık kahveniz eksik olmasın.
Sevdiklerinizle mutlu huzurlu bir haftasonu geçirmeniz dileğiyle.





''... onu hala seviyordu. Her sabah iyileşmiş olmayı umarak uyanıyordu. Ancak her uyandığında yüreğinde aynı çakıltaşının soğukluğunu ve aynı sızıyı hissediyordu.''