27 Nisan 2016 Çarşamba

Şiir Günlükleri #2 / Attilâ İlhan-Böyle Bir Sevmek

Merhabalar herkese
       Ben bu yazıyı yazarken ülkemizde yine çok kötü, çok acı olaylar yaşanıyor. Bursadaki patlamada yaralananlara acil şifalar diliyorum. Ülkemize çok büyük geçmiş olsun, lütfen artık bu son olsun.

       Geçen ay da söylediğim gibi artık her ay blogda bir şiir kitabı konuk edeceğim. Şiir günlüklerinde ikinci konuğumuz yani Nisan ayı kitabımız Attilâ İlhan'dan Böyle Bir Sevmek.


       Kitaptaki şiirlerin hemen hemen hepsi Attilâ İlhan'ın Ankara'da yazdığı şiirlerdir. Genelde toplumsal ve siyasal konuların yanında bireysel konularda işlenmiş, bir duygu üzerinde durulmamış her duyguya olabildiğince yer verilmiş. Attilâ İlhan bu kitabında söyleyiş ve içerik yönünden farklı havalar yakalamıştır. Kitabın sonundaki yaklaşık 60 sayfalık ekler bölümünde şair açıklamalarda bulunarak şiirler hakkında bilinçlenmemizi sağlamıştır. 

       Son bir şiir ile veda etmeden önce fikrinizi almak istiyorum, Mayıs ayı Şiir Günlükleri konuğu seçiminde kararsız kaldım. Sabahattin Ali-Bütün Şiirleri'ni veya Cemal Süreya-100 Aşk Şiiri'ni okuyup sizlere tanıtmayı düşünüyorum. Siz hangisini istersiniz? Yorum bıkırsanız sevinirim.

BÖYLE BİR SEVMEK


Ne kadınlar sevdim zaten yoktular
Yağmur giyerlerdi sonbaharla bir
Azıcık okşasam sanki çocuktular 
Bıraksam korkudan gözleri sislenir
Ne kadınlar sevdim zaten yoktular
Böyle bir sevmek görülmemiştir

Hayır sanmayın ki beni unuttular
Hala arasıra mektupları gelir
Gerçek değildiler birer unuttular
Eski bir şarkı belki bir şiir
Ne kadınlar sevdim zaten yoktular
Böyle bir sevmek görülmemiştir

 Yalnızlıklarımda elimden tuttular
Uzak fısıltıları içimi ürpertir
Sanki gökyüzünde bir buluttular
Nereye kayboldular şimdi kim bilir
Ne kadınlar sevdim zaten yoktular
Böyle bir sevmek görülmemiştir

       Bir daha görüşünceye dek kendinize iyi bakın hoşça kalın. Keyifli akşamlar, keyifli okumalar.


19 Nisan 2016 Salı

Kitap Yorumu : Adem Dönmez / Ver Bana Düşlerimi

Merhabalar herkese,
      Ben uzun bir aradan sonra sınavlarımı bitirdim ve geri geldim. Nasılsın derseniz bu aralar reading slump denen illetten pek bir muzdaripim :( Baharın beraberinde getirdiği bir durum sanırım. Tam kitap okuyacak zaman buluyorum haydi kitabımı alıp okuyayım diyorum bir bakmışım oyalanacak başka bir iş buluvermişim. Ki çok merak ederek aldığım kitap bile 10 gündür elimde çantamda bir oraya bir buraya sürüklenirken perişan oldu.

      Geçen haftalarda okul temsilcisi olduğum Carpediem Kitaptan Adem Dönmez'in yazdığı Ver Bana Düşlerimi yi bitirdim. Kitabın kapağında vuruldum. Carpediem Kitap kapak tasarımları için bizim fikirlerimize de çok önem veriyor bunun için yayınevine ve tatlı ablamız Anıl Güvel'e çoook teşekkür ediyorum. Konusunda kitabın kapağı kadar merak uyandırıcıydı. Olaylar İstanbul'da gerçekleşiyor. İnsanların hiç tanımadığı insanların hayatlarına dokunabileceğini gösteriyor bizlere. Farklı şartlarda hiç alakası olmayan insanlar bir bakmışsınız birbirlerinin hayatlarına girivermişler. Olaylar yaşayanların ağızlarından anlatılıyor yani çoklu anlatım var. Sonu kolay tahmin edilebilebilir bir kitap yani beyninizi yormayacak bir kitap istiyorsanız bir göz atın derim.


      Ben hazır vakit bulmuşken, kendime oyalanacak başka bir iş bulmadan kitabımı okumaya gideyim. Size reading slumpsız günler keyifli okumalar. Elinizden kitabınız eksik olmasın. Yeniden görüşünceye kadar kendinize iyi bakın, hoşça kalın.

22 Mart 2016 Salı

Kitap Yorumu : Gayle Forman / Senden Geriye Kalan

Merhabalar herkese,

     Bu aralar çok sık buluşuyoruz. Haftaya çarşamba sınavlarım başlayacak o zaman giremeyeceğim iki haftanın acısını şimdiden çıkarıyorum diyelim.

     Bugünki konuğumuz Pegasus Yayınlarında Senden Geriye Kalan. Yazarı Gayle Forman aynı zamandan çok sevilen Eğer Yaşarsam ve Sen Gittiğinde romanlarınında yazarı. Senden Geriye Kalan yazarın okuduğum ilk kitabı yani benim başlangıcın diyebiliriz. Gerek olay akışı gerek konu olsun ben beğendim.

     Hikayenin konusuna gelecek olursak Cody ve Meg küçük bir kasabada büyüyen iki çocukluk arkadaşı, ben kitabın arkasını okumadan okumaya başladığım için ilk 20 sayfa Cody'nin kız mı erkek mi olduğunu ve arkadaş mı sevgili mi olduklarını çözememiştim. Cody, ailesini ailesi ve kendisini kardeşi yerine koyduğu Meg'in en iyi arkadaşı olduğunu ve birbirlerinin her şeylerini bildiklerini zanneder ta ki Meg üniversite okumak için şehir dışına gidene kadar. Cody yaşadığı kasabanın kütüphanesinde Meg'den bir e-posta alır. E-postada Meg'in hayatına son vermeye karar verdiği ve bundan kimsenin sorumlu olmadığı yazmaktadır. E-posta ailesinin ve Cody'nin eline ulaştığında Meg çoktan bir otel odasında hayatına son vermiştir. Cody arkadaşının neden ona ufakta olsa bir sinyal vermediğini, neden onunla dertleşmediğini sorgulamaya başlar. Meg'in ailesinin isteği üzerine Meg'in eşyalarını toplamak için Meg'in kaldığı öğrenci evine gider. Orada bulacağı ipuçları eline vicdan azabını dindirecek bir sonuç verecek midir?



     Sizde Meg'in bilinmeyenlerini ve Cody'nin en yakın arkadaşı Meg'in arkasından yaşadıklarını merak ediyorsanız Cody ve Meg'in hikayesine, Senden Geriye Kalan'a buyurun. 

     Kitap için Pegasus ailesine çok teşekkür ederim. Böyle güzel hikayelerde yeniden buluşuncaya dek elinizden kitabınız yanında mis kokan kahveniz eksik olmasın kendinize iyi bakın, hoşça kalın.

21 Mart 2016 Pazartesi

Şiir Günlükleri#1 / Özdemir Asaf-Dokuza Kadar On

Baharın ilk gününden merhabalar herkese,

    Umarım pazartesiniz sendromsuz geçiyordu. Bugün 21 Mart ekinoks olduğu gibi genellikle romanların gölgesinde kalan ama bir kelimeyle bin duygu uyandıran acının hüznün özlemin bazende coşkunun sevincin kelimelerle vücut bulmuş hali şiirlerin günü. Bütün şiir severlerin Dünya Şiir Günü kutlu mutlu olsun. Bende bugün vesilesiyle uzun zamandır düşündüğüm blogumda şiir kitaplarına da yer vermeye başlıyorum. Bu aydan itibaren her ay en az bir şiir kitabını burada misafir edeceğiz. Belki onların yanında kısa süre önce yazmaya başladığım kendi şiirlerimle de sizlere sürprizler yapabilirim.

    Bu ayın ve şiir günlüklerinin ilk konuğu Özdemir Asaf'tan Dokuza Kadar On. Özdemir Asaf şiirlerinin amacın kelimelerin çağrışım zenginliğini kullanarak dünyayı kavramak ve algılamaktır. Dokuza Kadar On'u okurken de bunu sık sık fark edeceksinizdir. Yaklaşık on kelimeyle ağzınızı açık bırakacak şiirler sık sık çıkacak karşınıza.

    Vedalaşmadan önce birazda bu güzel şiirlerden alıntılar yapalım değil mi?

“KONAK
Sen gelirken ağlamıştın,
Orası için.
Bil, gidersen de ağlayacaksın,
Burası için..”

“DUVARA ASTIĞIM
Ölünceye kadar seni bekleyecekmiş,
Sersem.
Ben seni beklerken ölmek ki..
Beklersem.”

    Umarım fikrimi beğenmişsinizdir. Yorumlarınızı heyecanla bekliyorum. Elinizde kitabınızla doğanın uyanışının, güzel çiçeklerin, miss gibi havanın tadını çıkarın. Yeniden görüşündeydi dek kendinize iyi bakın, hoşça kalın.

19 Mart 2016 Cumartesi

Bursa TÜYAP Kitap Fuarına Gidememe Nedenim ve Alışveriş Listem

Başımız sağolsun, 

Dün bu yazıyı planlarken güzel cumartesiden merhabalar herkese diye açmayı düşünüyordum ama bu sabah İstanbul'dan gelen haber ile cumartesinin güzelliği kalmadı. İstanbul'da ölenlere allahtan rahmet, yaralılara acil şifalar, ailelerine sabır diliyorum.

Geçtiğimiz hafta sonu bu sıralar düşünüyordum acaba TÜYAP Alışveriş Listemi ne zaman yayımlasam diye, nereden bilebilirdim 5 aydır hayalini kurduğum aylar öncesinden hangi kitapları alacağımı düşünmeye başladığım fuara gidemeyeceğimi ve bu yazıyı whatsapptan gelen dışarıya çıkmayın, avmler boşaltılıyor mesajları arasında yazacağımı.

İlk önce neden gitmediğimden başlayalım :
Salı günü ne olursa olsun gideceğim öleceksem de üç beş kitap uğruna öleyim diyordum ama akşam haber bültenlerini izledikten sonra bu kararımı değiştirmek zorunda kaldım. Bana bir şey olursa anneme babama o acıyı yaşatamaz, benimle birlikte abiminde canını tehlikeye atamazdım. Ecel geldiyse tabi ki en güvenli yerde bile engelleyemeyiz ama annemin aklında keşke göndermeseydim pişmanlığı kalmasın istedim. Fuar planım aylar öncesinden 19 Mart Cumartesi sabah giderim bir gece abimde kalırım beraber gezeriz 20 Mart Pazar akşamüstü dönerim şeklindeydi. Son yaşanan olaylardan ve kalabalık yerlerde bulunmayın uyarılarından sonra hafta içi yoğunluk çok olmaz hafta içi bir gün giderim diye düşünmüştüm ama hafta içi abimin hastahane stajı olduğu için bu yılki fuar planımı iptal etmek zorunda kaldım.

Fuar listeme gelecek olursak ben uzun süredir almayı düşündüğüm ama diğer kitaplar yüzünden okuoku.com dan yaptığım alışverişte sepet dışında kalan kitaplardan oluşturdum.Ve kitap alışverişlerimde romanlardan şiir kitaplarına sıra gelmediği için şiir kitaplarına öncelik verdim. Kesinlikle alacağım kitapların yayın-evlerinin yanına da resimde göreceğiniz gibi küçük yıldızlar koydum. 


TÜYAP'a gitme şansı olanlar gidip mis kokulu kitapların arasında kaybolun, fuarın tadını bizim yerimize de doya doya çıkarın umarım kazasız belasız güzel bir fuar geçirirsiniz. 

Ve biz bu yıl fuar planlarını ertelemek zorunda kalan kitap kurtlarının da umarım ileride barış dolu nice güzel fuar maceraları olur.

Karanlık günlerin bir an önce son bulması aydınlık, barış ve umut dolu güzel günlerin gelmesi dileğiyle...

15 Mart 2016 Salı

Başımız Sağolsun

     Ülkemizin başkentinde bombalar patlıyor. Evimizin yatak odasına girip bizden gençlerimizi çocuklarımızı insanlarımızı geleceğimizi çalıyorlar, bir defa da değil üç defa. Ama biz buna sesimizi çıkartamıyoruz, bizi koruyamayanlar hala devletimizin başında koltuklarındalar. Ne denir, hiç bilmiyorum. 

    Sadece korkuyorum, geleceğimden geleceğimizden. Bütün kanallarda, haber sitelerinde kalabalık yerlerden uzak durun 20 Martta da saldırı olabilir diye haber yapılırken 5 aydır hayalini kurduğum hafta sonu gideceğim TÜYAP Bursa Kitap Fuarı'nda, en masum en gerekli belki şuanda en çok ihtiyacımız olan kitapların arasında bombalı bir saldırıya kurban gitmekten, belkide televizyonda bu yazıyla haberlerimin çıkmasından, x kanalındaki haber bülteninde gözü yaşlı annemin olmasından korkuyorum. 

    Sinir oluyorum, elimizden baş sağlığı dilemekten başka bir şey gelmemesine sinir oluyorum. Başımız sağolsun, ülkemiz için bu son olsun. Karanlık günlerin bir an önce bitip aydınlık barış dolu günlerin bir an önce gelmesi dileğiyle...

6 Mart 2016 Pazar

Kitap Yorumu: Ömer Sevinçgül / Sensiz Ama Seninle

Şimdiden sendromsuz güzel haftalar herkese :)

Tam doğum günümde gelen bir kargonun içinden çıkan tatlış mı tatlış bir kitapla sizlerleyim bu hafta. Bildiğiniz gibi okul temsilcisi olduğum Carpediem Kitap tan Sensiz Ama Seninle'yi okudum.

Kitapta Ömer Sevinçgül kendisi gibi yazar bir adamın üniversitedeki aşkını ve yazarlık serüvenini konu alıyor. Baş karakterimiz Selma evde otururken hiç bilmediği bir yayınevinden bir kargo gelir ve paketin içinden bir defter çıkar, defteri okumaya başlar ve yazanlara inanamaz. Baş döndürücü, 'Vay be! Böyle adamlarda varmış.' diyeceğiniz bir aşk hikayesi sizleri bekliyor.


Ve sonunda şunu anlarsın: İnsan bir oyuncudur dünya sahnesinde.
Beden, sadece kostümdür. Meslekler, oyundaki rolleridir. Oyuncunun kalitesini belirleyen rolü oynama biçimidir. 
Söz gelişi, 'sıvacı' rolüyle de iyi bir oyuncu olmak mümkündür. Roller mezara kadardır.
Kabir kapısında sahne ışıkları söner. Geriye günahların ve sevaplarınla sadece sen kalırsın.

Bu arada biz Carpediem Okul Temsilcileri olarak #carpediemheryerde hashtagi ile bir etkinlik başlattık. Sizde parkta, okulda, vapurda kısacası her yerde çektiğin fotoğrafları 15 Mart saat 15:00 a kadar #carpediemheryerde hashtagi ile instagramda paylaşarak etkinliğimize katılabilir sürpriz hediyelerden birini kazanabilirsin. Fotoğraflarınızı sabırsızlıkla bekliyoruz :)