23 Eylül 2015 Çarşamba

Kitap Yorumu: Aleatha Romig/Tutku Oyunları

Keyifli günler herkese
Kurban bayramımız şimdiden mübarek olsun. Sevdiklerinizle birlikte mutlu huzurlu bayramlar.

Arkadya Yayınlarının yeni markası Arkadya Bitter'in ikinci kitabı bildiğiniz gibi Ağustos sonunda çıkmıştı. Benimde elime 7 Eylülde ulaştı. 

Duyduğum kadarıyla Arkadya Bitter her serinin kapağı için farklı bir renk belirlemiş yani kapakta herhangi bir görsel kullanılmayacakmış. Tutku Oyunlarının kapak rengi saks mavisi, benim en sevdiğim renklerden biri. Ama romanın adı, yazarı gibi yazılar kapağa yaldızlı gri kabartmayla yazıldığı için daha şimdiden yazılar çıkmaya başladı ve zaman geçtikçe hepsi silinip kötü bir görüntü bırakacak. 
Kitabın başında yazarın uyarısı beni biraz endişelendirdi ama beklediğim gibi çıkmadı yani kitapta gereğinden fazla psikolojik şiddet var, fiziksel şiddette var ancak cinsellik en az seviyede yani yazar bu bölümleri olabildiğince üstü kapalı geçmiş.


26 yaşında bir meteorolog olan Claire çalıştığı televizyon kanalının el değiştirmesiyle işsiz kalır ve bir barda barmen olarak çalışmaya başlar. Bir gece barda Rawlings Şirketler Grubunun patronu Anthony Rawlings ile tanışır. O sırada sırada hayatının sarhoşken peçeteye atılan bir imza sonucu değişeceğinden habersizdir. Claire bir gece zorla Atlanta'dan ,Anthony'nin Iowadaki lüks malikanesine getirilir. Bundan sonra hayatı nasıl değişecektir? Claire Nichols, neden Claire Rawlings oldu? Dışarıya bu kadar mutlu görünen Claire,Anthony'nin evinde tutsak ise neden mutlu?

Bu soruların cevapları kitapta. Kitabın bu kadar kalın olduğuna aldırış etmeyin, yazarın akıcı anlatımı ve cevap bulmayı bekleyen sorular ile bir bakmışsınız kitabın hayrete düşüren sonu bir anda gelivermiş.

Ben kitabı ve şaşırtıcı sonunu diğer Arkadya kitapları gibi çok beğendim. Serinin ikinci kitabını sabırsızlıkla bekliyorum.

Anthony Rawlings ve Sophia Burke'nin intikam oyununda görüşmek üzere... Kendinize dikkat edin. Bayramda da elinizden kitabınız eksik olmasın. Keyifli okumalar, iyi bayramlar.

11 Eylül 2015 Cuma

Kitap Tanıtımı/Kor Adası-Kimberley Freeman

Hayırlı Cumalar
Ülkemizin zor günler yaşadığı bu zamanlarda inanın canım hiç yazı yazmak istemiyor. Öncelikle şehitlerimize rahmet ailelerine de başsağlığı ve sabır diliyorum. Rabbim bu mübarek cuma gününde bizleri korumak için dağlarda sınırlarda bekleyen bütün askerimize polisimize güç kuvvet versin. 

Arkadya Yayınlarının çok sevilen yazarlarından Kimberley Freeman'ın Kır Çiçeği Tepesi ve Deniz Feneri Koyundan sonra üçüncü kitabı Kor Adası bugün çıkıyor. Ben yazarın diğer kitaplarını okumadım ama aldığım duyumlara göre okuyanlar çok beğenmiş. Eminim ki Kor Adası da diğer kitapları gibi çok güzeldir.

 KOR ADASI

Yazar: Kimberley Freeman
Özgün Adı: Ember Island
Yayınevi: Arkadya Yayınları
Türü: Roman
Çeviren: Duygu Parsadan
Editör: Yasemin Büte
Baskı: 1.Baskı
Sayfa Sayısı: 480
Baskı Tarihi: Eylül 2015
Çıkış Tarihi: 11 Eylül

Göz ardı ettiğiniz gerçekler er ya da geç çıkar karşınıza tamamlanmak için. Yüzleşin ki ruhunuz arınsın.

       1891 yılının İngiltere'sinde Tilly Kirkland, rüya gibi bir evlilik yaptığını düşünürken kendini bir kabusun tam ortasında bulur.Yaşadığı talihsizlikler onu Avusturalya'ya, Kor Adası'nda bir malikaneye getirir.Burada bir yerel cezaevi müdürünün kızına mürebbiyelik yapacaktır. Aslında her günbatımında adeta bir kora dönüşen bu adaya hayatının cezasını çekmek için geldiğini anlayacaktır...

       2012 yılında ünlü yazar Nina Jones, kafasını toparlamak ve yazmakta sıkıntı çektiği yeni hikayesine odaklanmak için Avusturalya'ya büyük büyükannesinden
kalma malikaneye gelir. Ancak Starwater Malikanesi'nin duvarları, onun yıllardır sakladığı büyük sırrının kanıtlarıyla doludur. Keşfettiği her kanıt ise Nina'nın büyük bir gizemi çözmesini sağlayacaktır.

      Üçüncü kitabıyla hayranlarının kalbini bir kez daha kazınacak olan Kimberley Freeman'ın romanı Kor Adası, yarım kalan gerçeklerin sonsuza kadar saklı kalamayacağını ve ne olursa olsun kalbimizin sesine kulak vermemiz gerektiğini anlatıyor.

'' Geçmişle günümüz hikayesini kusursuzca birleştiren bir roman. Aşk, tarih ve adeta gotik gizemi barındıran bu hikaye okuyucuların hoşuna gidecek.'' Booklist  

30 Ağustos 2015 Pazar

Kitap Tanıtımı/ Tutku Oyunları-Aleatha Romig

Mutlu pazarlar herkese:)
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun...
Umarım sevdiklerinizle çok güzel bir pazar geçiriyorsunuzdur:)
Püsküllü ayraçlarına ve harika aşk kitaplarına bayıldığımız Arkadya Yayınları farklı bir tür ve yeni bir markayla Arkadya Bitter olarak karşımızda:) Bu aydan itibaren biz bloggerlara kitap bültenlerini göndermeye başladılar. 25 Ağustos'ta 2. kitaplarını çıkarmışlar :)
Kitap Tutku Oyunları Serisinin ilk kitabı yine aynı ad ile Tutku Oyunları.

TUTKU OYUNLARI


Yazar: Aleatha Romig
Özgün Adı:Consequences 
Yayınevi: Arkadya Bitter Yayınları
Çeviren:Gizem Yeşildal
Editör: Çağla Dirice Çakır
Baskı:1.Baskı
Sayfa Sayısı:648
Baskı Tarihi: Ağustos 2015
Çıkış Tarihi :25 Ağustos

Aşk, günahlarla yoğrulmuş bir oyunu bozabilir mi?
Claire Nichols, kusursuz hayatların, büyülü masalların ardında en kötü kabusların yaşanabileceğinden habersizdi.Ta ki onunla tanışana kadar; Anthony Rawlings. Zorba, acımasız, gözü kara. Fakat aynı zamanda zengin, kibar, güçlü ve nefesleri kesecek kadar yakışıklı. 
Parıltılı yaşamların gürültüsünden uzak, sıradan bir barmen olan Claire, onun tatlı tuzağına düştüğünde ise artık her şey için çok geçti. Nefretin bile çekici geldiği bu dünyada, tutku ve şehvet dolu bir oyunun en önemli parçasıydı artık.
Bu oyunun sınırları yok ama kuralları var.Hayatta kalmaksa ancak kurallarla mümkün.
''Kimse onun kurallarının sonuçlarından kaçamaz.''
-Alfred A.Montapert-

Umarım en kısa zamanda okuyup yorumumu sizlerlede paylaşırım:)
Pazartesi sendromsuz güzel bir haftaya başlamanızı diliyorum:)
Keyifli okumalar :)

5 Temmuz 2015 Pazar

Kitap Yorumu: Meral Kır/Aşkı Seçtim

Mutlu pazarlar hepimize :)
Aşkı Seçtim benim Sancaktarlar serisinin ilk kitabı Aylardan Aşk ile beraber sipariş verip bir türlü okumaya başlayamadığım kitaptı.Aylardan Aşk 576 sayfa olmasına rağmen 3 günde bitirmiştim. Ama Aşkı Seçtim'e bir türlü başlayamamıştım. Bir ara elimde okuyacak kitabım kalmadığında başladım sonra araya sınav haftam girdi yeni sipariş verdiğim kitaplar girdi taki çarşamba günü kitaplığımı temizlerken elime geçene kadar.
Bir kitabın en iyi dostu yanında içilen bol köpüklü türk kahvesidir.
Gece 2 lere 3 lere kadar elimden bırakamadığım bir kitap oldu. Meral Kır bir kez daha beni hayal gücüyle büyüledi. Asya'nın inadını Doruk'un delici bakışlarını üzerimde hissettim diyebilirim. Ve en çokta Metin'e Dorukla beraber sinir oldum. Kitabın sonunda Asya ve Doruk'un yeniden bir araya gelmesi için bol bol dua ettim.Yaren'i kaçırdıklarında ayrı Asya'yı kaçırdıklarında ayrı korktum.  Ama sonu tam istediğim gibi bitti Asya ve Doruk'un aşkı kazandı.Serinin üçüncü kitabı Yolum Aşka Düştü'yü bir an önce okumak Ahmet ve Sena'nın hikayesinde kaybolmak istiyorum.
Ve bende okurken beğendiğim sözlerin altını çizmeden yapamadığım için bol bol altını çizdim.
Ama beni en çok etkileyen Mevlana'nın aşk için kullandığı benzetme oldu.

''Aşk, topuklarından etine kadar işlenmiş bir nasırdır. Ya canın acıya acıya adım atacaksın ya da canını acıta acıta söküp atacaksın.''


Kitabın içindeki duygu tanımları beni benden aldı.





Ahmet ve Sena'nın hikayesinde bir an önce buluşmak dileğiyle. Pazarınız çok güzel geçsin. Elinizden kitabınız eksik olmasın:) Keyifli günler, keyifli okumalar :)

20 Haziran 2015 Cumartesi

Kitap Yorumu: Sabahattin ALİ / Kürk Mantolu Madonna

Merhabalar herkese,
Uzun süredir yazamıyorum nedenide bu ilk kitap yorumum olacağı için hangi kitabı yazacağıma bir türlü karar verememem. Benim için özel bir kitap olması gerekiyordu ve az önce Kürk Mantolu Madonna'yı bitirmemle kararımı verdim. Okuduğum ilk Sabahattin Ali kitabı ve beni tam anlamıyla büyüledi diyebilirim. Kitap Raif'in bir sergide gördüğü tablo ile Kürk Mantolu Madonna'ya aşık olmasını tutkulu bir dille konu alıyor. İnsan nasıl tanımadan sever, aşkı nasıl nereye baktığını bilmediği bir çift gözde bulur, nasıl aşkı bu kadar derinde yaşar...
Kitapta anlamını bilmediğim kelimelerin çok kullanılması , her ne kadar ilk kullanıldığında anlamları verilmiş olsa da diğer sayfalarda sürekli kelimenin anlamına bakmak zorunda kaldım, benim okumamı zorlaştırdı. Son sayfaları hariç tam anlamıyla kendimi kaptırıp okuyamadım. Ama tabi ki bu kitabın konusunun mükemmelliğini bozmaz. Mükemmel bir aşk hikayesi, mükemmel bir adanış malesef ki sonu ölümle bitti.
Ve kitap alıntılarımı topladığım defterime harika bir not daha eklendi.
Kitabın sonlarındaki bu cümle beni büyüleyen cümle oldu.
Bence okumadıysanız vakit kaybetmeden sizde hemen okumaya başlayın. Maria ve Raif'in aşkına tanık olmayan kalmasın.

Elinizden kitabınız yanında da bu sıcak yaz günlerinde buz gibi içeceğiniz eksik olmasın keyifli okumalar, keyifli geceler...

NOT: Sırası gelmişken herkese hayırlı ramazanlar bu sıcak günlerde ne kadar zor olsa
da Allah herkese dayanma gücü versin, bu mübarek ayda yüreğinizden şefkat,merhamet ve hoşgörü eksik olmasın.

3 Haziran 2015 Çarşamba

Kitap Tanıtımı/ Müjdemi İsterim ELVEDA HAZİRAN Geliyor

Dün akşam tamda merhaba yazımı yazarken aldım bu güzel haberi. Evet herkesin ve tabi ki de benim çok sevdiğim yazar Sarah Jio’nun Türkçeye çevrilmeyen tek eseri Goodnight June da Türkçeye çevriliyor hem de püsküllü ayraçlarıyla çok sevdiğimiz Arkadya Yayınları tarafından. https://www.istanbook.com.tr den ön siparişler alınmaya başlanmış. Elveda Haziran tamda haziranın ortasında Haziran 15 de çıkıyor. İnşallah en yakın zamanda elimize alır miss gibi yeni kitap kokusunu içimize çekeriz.


ELVEDA HAZİRAN
Yazar: Sarah JIO
Çeviren:Duygu PARSADAN
Sayfa Sayısı: 352
Yayınevi: Arkadya Yayınları
Yayın Yılı: 2015-06

Bir varmış, bir yokmuş, hala içindeki masala kulak veren küçük bir kadın varmış...

Büyük yeşil bir odada bir telefon, kırmızı bir balon ve aydedenin üzerinden zıplayan bir ineğin resmi varmış... İyi geceler aydede, iyi geceler yıldızlar, size de iyi geceler yeryüzündeki tüm sesler. June Andersen, her akşam yatmadan önce teyzesinin ona ve kız kardeşine okuduğu bu masalla büyümüştür. Ancak zaman acımasızdır ve maalesef hayat, çocukluklarındaki o masumiyeti yok etmiştir. Artık güçlü bir kadın olarak tek başına yol alan June, yıllardır yüzünü görmediği teyzesinin ölüm haberiyle çocukluğunu geçirdiği Mavi Kuş Kitabevi'ne yeniden adımını atacaktır. Hatıralarını süsleyen bu masal diyarı June'un içindeki karanlıklara ışık tutarken, June kendini yeniden keşfedecektir. Elveda Haziran, bugününüze sorgulayıp geçmişinize merhaba diyeceğiniz, ne kadar imkansız gibi görünse de çıkış yollarının çok yakınımızda olduğunu gösteren bir Sarah Jio romanıdır.

''Hem muhteşem hem de ruhu canlandırıyor..''- Historical Novel Society

''Elveda Haziran... Aile bağlarına ve bağışlamaya dair son derece ilgi çekici bir hikaye.''- Booklist

''Kitabı okuyup rafa kaldırdığınızda bile etkisinden kurtulamayacaksınız.''- Romantic Times 

2 Haziran 2015 Salı

Hoş geldim Hoş geldiniz :)

Bazen huzur bu sıcacık köşededir
Evet bu blog işini uzun zamandır istiyordum ama ne konusunda yazacağıma bir türlü karar verememiştim. Tamam karar verdim ama bir türlü cesaret edemedim.  Ve sonunda bir deli cesareti açtım blogumu. Sizinle çok sevdiğim kitaplarımı, onlar hakkındaki düşüncelerimi ve yeni çıkan veya çıkacak olan kitapları paylaşacağım. Bu alemde yeniyim. Sizlerle beraber pişip büyüyeceğim. Ben bloggerlar kervanına sizde NURSİBOOKS’a  hoş geldiniz J Umarım çok seversiniz J